Prostat Kanseri ve Risk Faktörleri

Kanser üzerine yapılan istatistiklere göre erkeklerde en çok görülen kanserlerden bir tanesi prostat kanseridir. Dünya genelinde kanser olan erkeklerin yüz binde 28’i prostat kanseri iken ülkemizde kanserli erkeklerin yüz binde 37’si prostat kanseri ile savaşmaktadır. Amerikan Kanser Derneği sitesinde verilen rakamlara göre bir erkeğin prostat kanseri ile karşılaşma ihtimali %16,7 iken bu kanserden ölme ihtimali ise sadece %2,5’tir.

Diğer ölümcül hastalıklar gibi prostat kanseri açısından da erken teşhis çok büyük bir önem arz etmektedir. Prostat kanseri başlangıç evresinde neredeyse hiçbir belirti vermeyen bir tür olduğundan 40 yaş ve üstü erkeklerin yıllık prostat muayenesi ve kan tahlili yaptırması önemli bir noktadır.

Prostat bezindeki hücrelerin kontrolsüz bir şekilde büyümesiyle ortaya çıkan prostat kanseri öncelikle prostat içinde yayılır. Bu noktadan sonra prostatı çevreleyen kapsüle uzanıp bu kapsülü deler ve prostat dışına yayılma evresine geçer. Bu evrede hastanın sık sık idrar çıkarma ihtiyacı hissettiği görülür. Bu noktaya değin tedaviye başlanmadığı takdirde kanser yakındaki organlara, lenf sistemine ve kan dolaşımı yoluyla diğer organlara sıçraması olasıdır. Kanser agresif ilerleyen bir türde ise kemiklere sıçraması da mümkündür.

Belirtiler:

  • İdrar yapmada güçlük çekme
  • İdrar akışında kuvvette azalma
  • İdrar ve menide kan görülmesi
  • Boşalırken ağrı hissi
  • Kasık bölgesinde rahatsızlık
  • Kemik ağrıları
  • Ereksiyon bozukluğu

Prostat Kanseri  Risk Faktörleri

  • Kalıtsal Faktörler

Prostat kanserlerinin %9’u genetik olup, bu kansere yatkınlığın bireye birinci derece akrabalarından geçtiği gözlemlenmiştir. Mutasyona uğramış BRCA2 geni kadınlarda meme ve yumurtalık kanserine neden olmaktadır. Bu gene sahip erkeklerde genin prostat kanseri ihtimalini arttırdığı görülmüştür.

  • Çevresel Faktörler

Kalıtsal faktörlere göre çevresel faktörler prostat kanseri adına daha büyük bir role sahiptir. Çin’de yaşayan bir erkeğin bu kanseri görme ihtimalinin düşük olduğu, ancak bu erkek Amerika’ya yerleşince prostat kanserine yakalanma ihtimalinin daha yüksek olduğu gözlemlenmiştir.

  • Yaş Faktörü

Prostat kanseri riski yaşla beraber artmaktadır. 50 yaş altında kanser nadiren görülürken 55 yaş sonrası oran artmaktadır.

  • Irk Faktörü

Bu da kanser riskinde rol oynayan bir etmendir. Sıralamaya göre en büyük riski siyahiler, sonrasında da beyazlar taşımaktadır. Sarı ırkta ise bu oran oldukça düşüktür.

Tanı

PSA kan testi ve makattan parmak muayenesi sonrası uzman doktorda yeterli şüphe oluştuysa bir veya birkaç biyopsi ile doğrulanır.

Tedavi

Yapılacak tedavi hastalığın teşhis edildiği evreye göre değişiklik göstermektedir. Tümör erken yakalanmış ise hemen tedavi yerine tümörün takibi tercih edilebilir. Cerrahi seçenekler robotik, laparoskopik ve açık cerrahi müdahaledir. Tümörün erken evresinde laparoskopik cerrahi ya da radyoterapi tercih edilebilir. Sonrasında da hormonal tedavi ile devam edilebilir.

Hastalık 3. evrede ise cerrahi ya da radyoterapi tercih edilebilir. Sonrasında 5 aylık süre boyunca verilen kemoterapinin ömrü uzattığı görülmüştür. 4. evrede hormon tedavisi tercih edilmelidir. Bu şekilde testisler alınabilir. Sonrasında kemoterapi ile hastanın ömrü uzatılabilir.